Ve Devlet Sanal Ticarete El Attı

Maliye Sanal Ticarete El Attı

– İnternet üzerinden vergisiz ticaret yapmak çok cazip
– “Her an telefonunuz çalarak Maliye’ye davet edilebilirsiniz”

Bir internet sitesini kullanarak yurt dışından gitar teli satın alıyorsunuz. Ürün, maliyeti belli bir tutarın altında olduğu için gümrük vergilerinden muaf olarak ulaşıyor size. Daha sonra bu ürünü düşük bir kâr marjı ile Türkiye’de faaliyet gösteren bir açık artırma sitesi üzerinden satıyorsunuz. Tek maliyetiniz ürünü alış bedeli, kargo ve aracı siteye ödediğiniz yüzde 10 komisyondan ibaret. Günlerden bir gün telefonunuz çalıyor ve bir memur sizi Maliye’ye davet ediyor. Biraz endişeli olarak gittiğiniz Maliye’de internet üzerinden gerçekleştirdiğiniz tüm satışların detayları, kargo bilgileri ve hesabınıza aktarılan paranın dökümleri gösterilerek bu işlemler için fatura kesip kesmediğiniz soruluyor. “Hayır” cevabını verdiğiniz anda cezai süreç başlatılıyor. Bu kurgusal senaryoda bahsi geçen vergisel mesuliyetten haberdar olmamanız sonucu düştüğünüz bu durumun, bir mağduriyet olduğunu düşünmek mümkün ancak YükselKarkınKüçük Avukatlık Ortaklığı (YKK) Ortak Avukatlarından Gökhan Gökçe, “Ticari nitelikte bir iş yaptığınız takdirde bunun vergiye tabi olduğunu bilmeniz gerekir. Kanunu bilmemek mazeret sayılmaz” diyor. Bahsi geçen senaryo kurgusal olmakla birlikte benzerleri mayıs ayının başından bu yana İzmir’de yaşanıyor. Zira Maliye Bakanlığı pilot bölge olarak seçtiği İzmir’den başlayarak internet üzerinden ticari nitelik taşıyan tüm alış veriş süreçlerini takibi almış durumda.

BW 2010.25.Technology.Devlet & mvİzmir Vergi Dairesi Başkanlığı Denetim ve Koordinasyon Müdürlüğü tarafından yürütülen takibat çerçevesinde isminin açıklanmasını istemeyen bir memur, gerçekleşen bu çalışmanın doğruluğunu onaylıyor. Hangi kriterlere göre takip yaptıklarını ise “Bir yıl içerisinde işlem sayısı 100 adedi veya toplam tutarı 10 bin TL’yi geçenler” olarak tanımlıyor. Bu baremin altında kalan işlemler için takip yapmak yasal olarak mümkün olmakla beraber çok yüksek sayıdaki işlem nedeniyle yeterli kaynak bulunmuyor.

Genel olarak internet üzerinden satış yapılmasını sağlayan sitelerin çalışma şekilleri birbirinden farklı olmakla birlikte benzer yönleri oldukça fazla. Ürün bir satış ilanı ile listeleniyor. Açık artırma veya peşin satış gibi yöntemlerle satılıyor. Aracı site tahsilat ve kargo takibinde görev alıyor. Alışverişi yapan kişi onay verince aracı site belli bir komisyon keserek satış tutarını satıcının banka hesabına aktarıyor. Bu süreç içerisinde işlemler ticari nitelik kazanmış ise satıcı tarafından mutlaka fatura kesilmesi gerekiyor. Bu noktada yaşadığı süreçte büyük bir sorunla karşılaşmamış. Öte yandan Perker, “Evet, ticaret yapan bir insan vergi vermesi gerektiğini mutlaka bilmek zorundadır. Ancak aracı sitelerin insanlara çekici gelmesinin nedeni, vergisiz satış yapılabilmesi” diyerek önemli bir noktaya dikkat çekiyor ve ekliyor: “Aracı siteler kullanıcılara vergi vermelerinin şart olduğunu, vermezlerse geriye dönük işlemlerle büyük vergi cezalarına maruz kalacaklarını bildirirlerse ciddi miktarda kullanıcı kaybederler. O nedenle bu tip bilgilendirmelerin ara maddelerle geçiştirildiğini düşünüyorum.” Peki aracı siteler yasal mesuliyetlerini tam olarak yerine getirmiyor olabilir mi? YKK Ortak Avukatlarından Burak Özdağıstanlı yaptıkları araştırmada aracı sitelerin kullanıcı sözleşmelerinde yeterli maddelere yer verdiklerini belirtiyor ve yasal bir sorumluluklarının olmadığını vurguluyor.

Görünen o ki bugüne kadar elektronik ticaret için aracı sitelerin hizmetlerini kasıtlı veya kasıtsız olarak tatlı bir vergisiz ticaret aracı olarak kullanan tüm üyeleri zor günler bekliyor. Ancak bu gelişme her ne kadar tepki çekse ve Türkiye’deki elektronik ticareti baltalayacağı düşünülse de gelişmiş dünya ülkelerinde de örnekleri görüldüğü gibi çok olumlu yönleri var. Tüm yasal masrafları üstlenerek çeşitli ürünleri Türkiye’ye getiren firmalar haksız rekabet koşullarından artık daha az etkilenecek. Maliye tarafından başlatılan uygulama henüz sıcak ve taze olduğu için pek çok kişi endişe ile satışlarını durdurmuş durumda. Bu durumun bir süre daha artarak seyretmesi, aracı sitelerin gelirlerinde belli bir düşüş yaşaması muhtemel. Ancak orta ve uzun vadede gerek ticari kimlikleri ile işlem yapanlar gerekse aracı siteler, bu süreçten daha sağlıklı bir yapıya kavuşmuş olarak çıkacaklar. En azından beklentiler bu yönde.

Durum tümüyle yasal çerçeveler içinde gerçekleşse dahi Türkiye’nin dijital dünya söz konusu olduğunda yaşadığı bir handikap söz konusu. Yasalar teknoloji ile eşgüdümlü olarak yenilenemiyor. “Yorum” faktörü ise üstesinden gelinemeyen ancak yargı ve yürütmenin sık sık yaşadığı bir problem. Sanal dünyanın bir iş yeri olmasındaki sınırlar neler? Elektronik ticarette süreklilik arz eden ticari işlemlerin ölçeği maliyedeki personel sayısının artması ile birlikte değişecek mi? İkinci el ürün satılan bir siteden alış veriş yapan bir kimse fiş veya fatura istemediği için suçlu duruma düşebilir mi? Sorular daha da uzayabilir. Abdülkadir Şahin, “Gerek vergi mevzuatında gerekse ticaret kanununda internet üzerinden yapılan satışlara dair bir düzenlemenin ivedilikle yapılması gerekli” diyor.

Gelecek günlerde Maliye’nin uygulaması pilot bölge olan İzmir’den çıkıp tüm Türkiye genelinde uygulandığında bu konu çok daha fazla konuşulacak ve gündemde olacak. Ancak elektronik ticaret ve internet tüm bu tartışmalara rağmen büyümeye devam edecek. Kesin olan tek gerçek ise mali müşavirlere çok daha fazla iş düşeceği.

Sözün Özü: İnternet üzerinden satış yapmadan önce, bu işlemin ticari faaliyet kapsamına girip girmediğinden kesinlikle emin olmak gerekiyor. Aksi halde ciddi sorunlarla karşılaşılabilir.

Bu yazı Bloomberg Businessweek Türkiye Dergisinin  27 Haziran – 3 Temmuz 2010 25. sayısında yayınlanmıştır.
Orjinal PDF dosyasını buradan indirebilirsiniz.

Tags: , , , , , , , , , , , ,

One Response to “Ve Devlet Sanal Ticarete El Attı”

  1. Goomass dedi ki:

    Zaten çok erken faaliyete geçmesi gereken bir uygulamaydı.

Leave a Reply