Türkiye’nin Bitmeyen Duası: KOBİLER’in Teknolojiye Aşık Olması

Bitmeyen Dua

– Bilişim Sektörünün önündeki en büyük potansiyel: KOBİLER

– Sorun ilgisizlik mi? Yoksa genetik kodlarda mı saklı?

Bilişim sihirli bir kelime. Özellikle 90’lı yılların ortalarından bu yana sektörün global anlamda kaydettiği gelişim ve sağladığı fayda-değer ilişkisi, istisnasız tüm dünya ülkelerinin gündemini işgal eden önemli bir başlık. Bilişimin sihri sadece kendi başına ayakta duran bir sektör olmasından değil, aynı zamanda diğer tüm sektörler için bir kaldıraç vazifesi görmesinden kaynaklanıyor. Bu sihirli değneği doğru kullananlar etkileyici sonuçlar elde ediyor, başarı hikayeleri yazıyorlar.

Madalyonun öteki yüzündeki bir diğer gerçek ise Türkiye’deki işletmelerin yüzde 98’ini oluşturan küçük ve orta ölçekli işletmeler. KOBİ’ler işgücünün yüzde 76,5’ini oluşturuyor, tüm yatırımların yüzde 56,5’ini kapsıyor ancak sadece yüzde 37,7’lik bir katma değer yaratabiliyor. Almanya, Fransa, İtalya ve Hindistan gibi ülkelerdeki KOBİ yoğunluğu Türkiye’dekilere yakın olmakla birlikte kapsadığı işgücü yüzde 50 ila 63 arasında değişiyor. Buna rağmen yaratılan katma değer miktarı yüzde 50’nin üzerinde seyrediyor. Intel Türkiye İş Geliştirme Müdürü Burak Aydın, “Çok çalışıyoruz ama az iş üretiyoruz” diyerek özetliyor durumu ve çözümün aslında basit olduğunun altını çizerek ekliyor: “KOBİ’ler bilgiyi kullanmayı, bilgi teknolojilerinden etkin yararlanmayı bilirlerse çok çalışıp çok katma değer yaratabilir, çok daha fazla para kazanabilirler.” Aydın’ın tespiti doğru olmakla beraber yeni değil. Türkiye’de KOBİ’lerin bilişimi daha etkin ve verimli kullanması gerektiğinin yıllardır altı çiziliyor.Bu konuda ısrarlarını sürdüren kurumların başında da bilişim sektörünün yüzde 95’ini kapsayan 200’den fazla üyesi bulunan Türkiye Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) geliyor. TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Turgut Gürsoy, “Bankacılık ve finans sektörlerinde bilişimin kullanımı büyük önem taşımakta” diyor ve ekliyor: “Ancak bu ilginin özellikle KOBİ’de yeterli seviyede olmadığını görüyoruz.” Bu noktada TÜBİSAD bir süredir “Gelecek İçin Bilişim KOBİ e-Dönüşüm Projesi” adı altında bir çalışma yürütüyor. Bu çalışma çerçevesinde işletmelerin bilinçlendirilmesi amacıyla Anadolu’nun pek çok şehrinde bir dizi organizasyon düzenleyen TÜBİSAD ilk buluşmasını Adana’da gerçekleştirdi. Adana Sanayi Odası’nda gerçekleşen bu ilk buluşmaya konuşmacılar ve oda çalışanları ile az sayıdaki gazeteci dışında katılım yok denecek kadar azdı. Bilişimin işletmeler açısından ne kadar önemli olduğu ve verimlilik üzerindeki etkisi konuyu zaten bilen kişiler arasında yeniden gündeme geldi haliyle. Adana Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Sadi Sürenkök, “Projeyi çok önemsiyoruz. İsterdik ki bu salon dolsun taşsın, sanayicilerimiz, küçük ve orta ölçekli işletme sahipleri bunu dinlesin. Ama biz ısrarla ve inatla bunları anlatmaya devam edeceğiz” diyerek mevcut durumun altını bir kez daha çiziyor.

Acaba gerçekten söz konusu olan, ilgisizlik mi yoksa bir takım zorunluluklar mı işletmeleri bilişimden uzaklaştıran? TÜBİSAD’ın sonuçlarını mart ayı içerisinde açıkladığı ve 25 ilde 1645 KOBİ temsilcisi ile gerçekleştirdiği araştırma aslında nedenler hakkında bir takım ipuçları veriyor. Araştırma sonuçlarına göre KOBİ’ler, bir işletmenin en güçlü silahını yüzde 53 oranında finans gücü, yüzde 23 oranında insan kaynağı, yüzde 16 seviyesinde marka ve ürün değeri olarak görüyorlar. Teknolojik yapı ise yüzde 8 ile en son sırada yer alıyor. İşletmelerin yüzde 63’ü teknolojiye düzenli ihtiyaç duymadığını belirtiyor. Yöneticilerin yarısından fazlası teknoloji çözümleri ile ilgili bilgilendirme seminerleri yapılmasını isterken Adana’da düzenlenen organizasyona katılım bir başka açıdan işletmelerin söylemleri ile faaliyetleri arasındaki ayrımı gözler önüne seriyor. Elbette uzun yıllardır sektör içinde çeşitli çözümler sunma vaadiyle günlük satışlar yapan bilgisayar firmalarının müşterilerine yeterli çözümleri sunamamış olması ve yapılan yatırımlarının karşılığında sonuç alamayan işletme sahiplerinin kırgınlıkları da söz konusu. E-iş çözümleri sunan WorkCube Genel Müdürü Ömer Turhan sektördeki başarısızlıklar açısından önemli bir noktaya dikkat çekiyor: “Türkiye’de büyük kapital sahipleri yazılım sektörüne yatırım yapmıyor. Yazılım sektörü üniversiteden yeni mezun olmuş, alın teri ve göz nuru ile üretmeye çabalayan genç girişimcilere kalmış durumda. Bu sefer de iş deneyimi ve pazarlama açısından ciddi sorunlar baş gösteriyor.”

TÜBİSAD henüz yolun başında. Ümitsizliğe kapılmadan “Gelecek İçin Bilişim KOBİ e-Dönüşüm Projesi” ile bin kadar sertifikalı bilişim uzmanı yetiştirmeyi ve KOBİ’ler açısından bilişim teknolojilerinin daha fazla ve daha verimli kullanılır hale getirilmesini hedefliyor. Hedefler yıllardır değişmiyor ancak tek taraflı bir gayret ile sonuca ulaşmak mümkün değil. İşletmelerin genetik kodlarına işlenen bazı anlayışlardan vazgeçmeleri ve kendilerinin de artık bir adım atmalarının zamanı çoktan geldi de geçiyor bile.

Sözün Özü: İşletmelerin bilişimi daha verimli kullanması için bilişim sektörü ve dernekler gayretli ancak işletmelerin de artık adım atması gerekiyor.

Bu yazı Bloomberg Businessweek Türkiye Dergisinin 30 Mayıs – Haziran 2010 21. sayısında yayınlanmıştır.
Orjinal PDF dosyasını buradan indirebilirsiniz.

Tags: , , , , , , , , ,

Leave a Reply