Posts Tagged ‘Sosyal Ağlar’

Şeffaflık Çağı mı? Tedbir Çağı mı?

Perşembe, Mart 29th, 2012


Şeffaflık cezp edici olabilir ama beraberinde getirdiği tehlikeler var

Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişim, on sene öncesinde bilim kurgu olarak tasavvur edilen imkânları, bu gün kullanılabilir kılmış durumda. Yeni yüzyılın adını teknoloji çağı olarak koymak yaşanan gelişmeler göz önüne alındığında bazı soru işaretlerinin oluşmasına engel olamıyor. IP tabanlı iletişim imkânlarının birkaç yüz gram ağırlığında cihazlara entegre olması, üstelik bu cihazların yüksek çözünürlükte fotoğraf çekebilmesi, video kaydı yapabilmesi bilginin dijital uzayda serbest dolaşıma çıkmasının önündeki fiziksel engelleri ortadan kaldırdı. Internet iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler sayesinde sosyal ağlar olarak isimlendirilen iletişim altyapıları yüz milyonlarca insanın kolaylıkla erişebildiği platformlara dönüştü. Sadece Facebook 2009 yılı içinde dört kata yakın bir büyüme ile 400 milyonu aşan kullanıcı sayısına ulaştı. Internet stratejisti ve yazar Atıf Ünaldı, “İletişim teknolojileri sayesinde insanlar dikey büyümeden yatay bir genişlemeye, disiplinler arası iletişime geçiş yaptılar.” diyor ve ekliyor, “Örnek vermek gerekirse eskiden belli bir katma değeri sadece fizikçiler ile fizikçiler paylaşırken, bu gün bir ses sanatçısı ile fizikçi yeni bir katma değer üretmek için kolaylıkla bir araya gelebiliyorlar.” itiraf.com, istanbul.net, uzman.tv gibi pek çok sosyal iletişim sitesinin kurucusu ve yönetici ortağı olan Ersan Özer, “Sosyal ağlar insanların kendileriyle ilgili her türlü bilgiyi paylaşmaya ne kadar istekli olduğunu ortaya çıkardı. Öyle görünüyor ki kişisel televolelerimizi yarattık.”diyor.

(daha&helliip;)

Siber Tehditler Dünyası

Pazartesi, Kasım 1st, 2010

Dijital dünyanın hayatımızda oynadığı rol bu denli yoğun hale gelince beraberinde getirdiği tehditler de büyük önem kazandı. Bu çerçevede her yıl EMC’nin güvenlik birimi RSA tarafından düzenlenen RSA Güvenlik Konferansı, bu sene 12-14 Ekim tarihleri arasında Londra’da düzenlendi. Türkiye’den konferansa katılan tek muhabir olarak, hayatımda katıldığım içeriği en dolu ve doyurucu konferans olduğunu söyleyebilirim. Konferans süresince gerek katıldığım sunumlar, gerek röportajlar gerekse tanıştığım çok değerli yazar ve analistlerden çok önemli bilgiler aldım. Konferans esnasında, saymaya kalksak sizlerin okumaktan sıkılacağı, pek çok konu başlığı olmasına rağmen en önemli gördüğüm Siber Savaş, Siber Organize Suç Örgütleri ve Sosyal Ağların getirdiği tehlikeleri üç ayrı konu olarak bu hafta yayınlanan Bloomberg Businessweek Türkiye dergisinde yer alan Odak Noktası bölümünde ele aldım. Merakla okuyacağınızı ve okurken en az benim yazarken aldığım keyif kadar ilginç bulacağınızı düşünüyorum.

Para kazanıyor musun kardeşim?

Perşembe, Şubat 11th, 2010

Önce Facebook, Twitter, FriendFeed ve benzeri sosyal medya platformları ile tanıştık. Kaydolduk, eski arkadaşlarla buluştuk, mesajlaştık, fotoğraflar yükledik. Arada yeni insanlar tanıdık. Şimdi de Google Buzz geldi. Muhtemelen Google Wave bu kadar gecikince kısa yoldan bir şeyler yapmaları gerektiğini düşündüler. Ortaya Buzz çıktı. Aman aman ne güzel uygulama diyeceğim hiç bir yönünü göremedim.

Aslında tüm bu hengâmeye kuş bakışı ile göz atınca çok tanıdık bir şey görüyorum; aslında olup biten “Kim? Nerede? Kiminle? Ne yaptı? Kim gördü? Ne dedi?” isimli oyunun ve IRC olarak bilinen muhabbet ortamının modern yapıya entegre edilmesinden başka bir şey değil. Konuyu bu yönünden ziyade farklı bir açıdan ele almak istiyorum. Bunca gürültü patırtı; sahiplerine ve ortaklarına para kazandırıyor mu?

My Techbox Online sitesinde Rakesh Raman çok güzel bir yazı kaleme almış. Facebook’un neden para kazanamadığının 6 nedeni. Raman özetle şunu diyor; Her ne kadar Facebook’un 300 milyon üyesi varsa bile sadece 10 milyon aktif kullanıcısı var. Bunların sahip olduğu ağlar çok kısır ve kimse kötü reklam uygulamalarına bakmıyor bile. Hak vermemek imkansız.

Çok ince bir çizgi ile belirlenmiş, kimsenin farkında olmadığı (veya olup dile getirmediği) bir noktaya geldiğimizi düşünüyorum. Artık Web 2.0 döneminin bir anda parlayan ve potansiyel değeri ile elde ettiği zengin yatırımlar dönemi sona eriyor. Artık yatırımcılar “bu sitede şu kadar milyon adam var, bunların şu kadar demografik bilgisi elimizde..” gibi cafcaflı sözlere değil, gerçekten gelir modeli ile para kazandıracak işlere yatırım yapıyor olacaklar.

Facebook ve benzeri siteler online reklamlardan yeterli para kazanamayıp yüksek altyapı giderlerini karşılamak için üyelerinden sadece aylık 1 dolar isteseler acaba yüz milyonlar ile ifade edilen üye sayılarından geriye ne kalacaktır? Facebook’daki arkadaşlarınıza mesaj atmak, durumunuzu güncellemek veya resim paylaşmak için ayda 1 $ verir misiniz? Sanıyorum bu sorunun cevabı Facebook, FriendFeed gibi uygulamların geleceğine dair ip uçları vermek için yeterli olacaktır.