Posts Tagged ‘kobi’

Web Servislerinde Türk Devi

Perşembe, Aralık 27th, 2012

BW 2010.24.Teknoloji

– Şirket, 13 yıldır sürekli büyüyor
– “Web hizmetlerinin geleceğinde uygulamalar var”

SoftCom dünyada 40’dan farklı dil konuşan 200’den fazla ülkede milyonlarca müşterisi bulunan Kanada merkezli bir firma. Şirket hakkında az bilinen gerçek ise tümüyle Türk girişimciler tarafından kurulmuş olması. Aynı fen lisesinden mezun birkaç arkadaşın üniversitede kısmen ayrılan yolları, farklı iş deneyimleri ve girişimler ile 1997 yılında Kanada’da tekrar birleşince, “öncelikle danışmanlık veririz” diye düşünerek kurdukları firma, gelişmekte ve büyümekte olan internet dünyasını göz önüne alarak web hosting (barındırma) konusunda faaliyet göstermeye başlar. (daha&helliip;)

Bilişim Pazarının Can Damarı: Dağıtım Kanalları

Salı, Aralık 25th, 2012

Dağıtım Kanalları
– Bilişim sektörüne dağıtım yapan firmalar sürekli bir değişim içinde

– Oyuncuların hedef odaklı stratejileri yabancı yatırımcıları çekiyor

Sayıları her geçen gün artan teknoloji marketlerinden herhangi birisine girdiğinizde binlerce farklı ürün ile karşılaşıyorsunuz. Üreticileri ve fabrikaları dünyanın dört bir yanına dağılmış olan raftaki ürünlerin oraya nasıl geldiği hiç aklınıza takıldı mı? Her geçen gün daha fazla büyümekte olan teknoloji pazarında, özellikle son 20 yıldır, bu ürünlerin tüketiciye ulaşmasındaki en büyük faktör ana dağıtımcı firmalar. Hayatın değişmez kuralı değişim çerçevesinde ana dağıtımcılar da sürekli bir değişim ve mücadele içerisindeler. Bu mücadelenin ana bileşenlerini kârlı satış yapmak, satın alma ve işletme maliyetlerini kontrol altında tutmak ve bunlardan daha önemlisi işletme sermayesini yönetmek oluşturuyor. Sektördeki büyük teknoloji dağıtımcılarından birisi olan Arena Bilgisayarın Genel Müdürü İzi Kohen, “Sektörde kârlılık ve nakit akışını etkileyen kıyasıya bir rekabet mevcut” diyerek sektörün ana konseptini dile getiriyor. (daha&helliip;)

Türkiye’nin Bitmeyen Duası: KOBİLER’in Teknolojiye Aşık Olması

Cuma, Aralık 21st, 2012

Bitmeyen Dua

– Bilişim Sektörünün önündeki en büyük potansiyel: KOBİLER

– Sorun ilgisizlik mi? Yoksa genetik kodlarda mı saklı?

Bilişim sihirli bir kelime. Özellikle 90’lı yılların ortalarından bu yana sektörün global anlamda kaydettiği gelişim ve sağladığı fayda-değer ilişkisi, istisnasız tüm dünya ülkelerinin gündemini işgal eden önemli bir başlık. Bilişimin sihri sadece kendi başına ayakta duran bir sektör olmasından değil, aynı zamanda diğer tüm sektörler için bir kaldıraç vazifesi görmesinden kaynaklanıyor. Bu sihirli değneği doğru kullananlar etkileyici sonuçlar elde ediyor, başarı hikayeleri yazıyorlar.

Madalyonun öteki yüzündeki bir diğer gerçek ise Türkiye’deki işletmelerin yüzde 98’ini oluşturan küçük ve orta ölçekli işletmeler. KOBİ’ler işgücünün yüzde 76,5’ini oluşturuyor, tüm yatırımların yüzde 56,5’ini kapsıyor ancak sadece yüzde 37,7’lik bir katma değer yaratabiliyor. Almanya, Fransa, İtalya ve Hindistan gibi ülkelerdeki KOBİ yoğunluğu Türkiye’dekilere yakın olmakla birlikte kapsadığı işgücü yüzde 50 ila 63 arasında değişiyor. Buna rağmen yaratılan katma değer miktarı yüzde 50’nin üzerinde seyrediyor. Intel Türkiye İş Geliştirme Müdürü Burak Aydın, “Çok çalışıyoruz ama az iş üretiyoruz” diyerek özetliyor durumu ve çözümün aslında basit olduğunun altını çizerek ekliyor: “KOBİ’ler bilgiyi kullanmayı, bilgi teknolojilerinden etkin yararlanmayı bilirlerse çok çalışıp çok katma değer yaratabilir, çok daha fazla para kazanabilirler.” Aydın’ın tespiti doğru olmakla beraber yeni değil. Türkiye’de KOBİ’lerin bilişimi daha etkin ve verimli kullanması gerektiğinin yıllardır altı çiziliyor. (daha&helliip;)

TTNet Genel Müdürü ile Kahvaltı

Perşembe, Ekim 22nd, 2009

20 Ekim Salı günü TTNet Genel Müdürü Tahsin Yılmaz ve TTNet’in yönetici kadrosu ile sabah kahvaltısı etme şansını yakaladım. Bebek Kitchenette restoranda gerçekleşen buluşmada, konu başlığı her ne kadar TTNet’in 3G USB Modem Kampanyası olsa da Tahsin Yılmaz TTNet’in genel vizyonu hakkında önemli bilgiler verdi.

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki ülkemizde maalesef bir önyargı mevcut. Genellikle insanlar, “Türk Telekom veya TTNet” denilince 1980’li yılların Türk filmlerinde betimlenen bir devlet dairesini gözlerinin önüne getiriyorlar. Bunun kesinlikle yanlış olduğunu belirtmek lazım. Bunu sadece TTNet yöneticileri ile yaptığım kahvaltıdaki gözlemlerime değil, geçmiş yıllarda bizzat Türk Telekom’un Gayrettepe merkezine gitmiş, ADSL yönetim ve veri merkezlerini görmüş biri olarak dile getiriyorum. Evet bir takım problemlerin olduğunu inkar edecek değilim ve amacım burada bunları tartışmak değil. Ancak TTNet yönetici ekibinin gayretli, planlı ve hedefli çalıştığının altını çizmek istiyorum.

Tahsin Yılmaz’ın önemle altını çizdiği iki nokta mevcut. Bunlardan ilki genellikle Türkiye’deki hizmetleri muhtelif ülkelerde ki hizmetler ile karşılaştırmanın ne kadar doğru olduğu. Burada bir ölçekleme kullanma zorunluluğumuz bulunuyor. Türkiye’de genelde ölçekleme kriteri olarak hız, fiyat, penetrasyon gibi değerler kullanılıyor. Oysa Avrupa Birliğine baktığımızda bu tarz ölçümlemeleri yapmak için ortak karar birliği ile oluşturulan Genişbant Performans Endeksi şeklinde bir kavram ile karşılaşmaktayız. Bu endeks altı farklı boyutta değerlendirilmekte. Bu boyutlar şöyle listelenebilir;

  • Kırsal Kesim Geniş Bant Penetrasyonu
  • Geniş Bant Rekabet Yayılımı
  • Sosyal Ekonomik Endeks
  • Gelişmiş Servislerin Kullanılması
  • Geniş Bant Fiyatları
  • Geniş Bant Hızları

AB raporunda İsveç, Norveç, Hollanda gibi kişi başına düşen yüksek gelir seviyesine sahip ülkelerinin ön plana çıktığını görüyoruz. Türkiye henüz AB üyesi olmadığı için bu raporda yer almıyor. Öte yandan biz bu formülasyon ile Türkiye’nin bulunduğu noktaya bakmak istediğimizde bu verilerin tamamını temin edemediğimizi görmekteyiz. İşte bu noktada Tahsin Yılmaz tartışmaları artık sığ aralıklardan çıkartıp uluslararası standartların gerektirdiği boyutlara taşımamız gerektiğini belirtiyor.

Sohbetimizde değinilen bir diğer konu ise ülkemizde Geniş Bant pazarının büyütülmesine yönelik çalışmaların yapılması gerektiği. Ancak önemli olan bu büyümenin sadece nicelik değil nitelik yönünde de büyümesi. Yılmaz, üzerinde çalışmaya devam ettikleri iş ortaklığı programı ile çok kısa bir süre içinde her türlü parlak fikir ve projeye kapılarını açacaklarını ve her yaştan kişinin girişimlerine destek olacaklarının ipuçlarını bu toplantıda verdi. Aslında uzun süredir TTNet’in oyun, eğitim, içerik gibi konularda muhtelif şirketleri satın alarak bünyesine katması bu tarz yatırım girişimlerine doğru hareket edeceklerinin de ipuçlarını vermekteydi.

Sohbetimiz esnasında aldığım ipuçları doğrultusunda; iki veya üç sene içerisinde artık hız konusunu gündemden çıkartıp daha farklı açılımlara doğru hareketlerin olabileceği mesajını da aldım. Özellikle KOBİ’lere yönelik projelere önem verdiklerini açıkça vurguladılar.

Yazımın genel seyri TTNet’in hizmetleri olmadığı için bu noktadaki eleştiri ve tartışmaları başka bir yazıya bırakıyorum. Görünen o ki TTNet kabuklaşan görünümünü değiştirip içerik ve hizmetler anlamında kendine büyük hedefler koymuş durumda. Ne kadar başarılı olabileceğini zaman içinde görüyor olacağız.