Posts Tagged ‘intel’

Türkiye’nin Bitmeyen Duası: KOBİLER’in Teknolojiye Aşık Olması

Cuma, Aralık 21st, 2012

Bitmeyen Dua

– Bilişim Sektörünün önündeki en büyük potansiyel: KOBİLER

– Sorun ilgisizlik mi? Yoksa genetik kodlarda mı saklı?

Bilişim sihirli bir kelime. Özellikle 90’lı yılların ortalarından bu yana sektörün global anlamda kaydettiği gelişim ve sağladığı fayda-değer ilişkisi, istisnasız tüm dünya ülkelerinin gündemini işgal eden önemli bir başlık. Bilişimin sihri sadece kendi başına ayakta duran bir sektör olmasından değil, aynı zamanda diğer tüm sektörler için bir kaldıraç vazifesi görmesinden kaynaklanıyor. Bu sihirli değneği doğru kullananlar etkileyici sonuçlar elde ediyor, başarı hikayeleri yazıyorlar.

Madalyonun öteki yüzündeki bir diğer gerçek ise Türkiye’deki işletmelerin yüzde 98’ini oluşturan küçük ve orta ölçekli işletmeler. KOBİ’ler işgücünün yüzde 76,5’ini oluşturuyor, tüm yatırımların yüzde 56,5’ini kapsıyor ancak sadece yüzde 37,7’lik bir katma değer yaratabiliyor. Almanya, Fransa, İtalya ve Hindistan gibi ülkelerdeki KOBİ yoğunluğu Türkiye’dekilere yakın olmakla birlikte kapsadığı işgücü yüzde 50 ila 63 arasında değişiyor. Buna rağmen yaratılan katma değer miktarı yüzde 50’nin üzerinde seyrediyor. Intel Türkiye İş Geliştirme Müdürü Burak Aydın, “Çok çalışıyoruz ama az iş üretiyoruz” diyerek özetliyor durumu ve çözümün aslında basit olduğunun altını çizerek ekliyor: “KOBİ’ler bilgiyi kullanmayı, bilgi teknolojilerinden etkin yararlanmayı bilirlerse çok çalışıp çok katma değer yaratabilir, çok daha fazla para kazanabilirler.” Aydın’ın tespiti doğru olmakla beraber yeni değil. Türkiye’de KOBİ’lerin bilişimi daha etkin ve verimli kullanması gerektiğinin yıllardır altı çiziliyor. (daha&helliip;)

Ufacık Tefecik İçi Dolu Turşucuk

Çarşamba, Ocak 25th, 2012

Bilişim sektörü pırıltılı sözler ile süslü ama acı gerçekler gizlenemiyor.

Tüm rakamlar ve tecrübeler bilişim teknolojilerinin katma değeri en yüksek sanayi olduğu göstermekte. TÜBİSAD ve INTEL tarafından Ankara’da düzenlenen; “Uluslararası Bilişim Sanayi Zirvesi: Bilişim Ekonomisi İstihdam ve Yatırım Politikaları” konferansı katılımcıları bu gerçeğin altını çiziyorlar. ABD IT ve Inovasyon Başkanı Robert Atkinson Amerika Birleşim Devletleri’nin 1980-1994 yılları arasında üretkenliğinin Avrupa Birliği’nin gerisinde iken 1995 yılından sonra bilişim teknolojilerine yapılan yatırımlar ile AB’nin iki katı verimliliğe ulaştıklarını söylüyor. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ise eğer yaptığınız işte bilgi teknolojilerinin getirdiği imkanlardan istifade ediyorsanız bunları işinize yansıtıyorsanız mutlaka rakiplerinize göre çok daha önde gitmeyi başarabiliyorsunuz aksi halde babadan kalma usuller ile işe devam ederseniz sonunda tezgahı kapatmak durumunda kalırsınız diyor Yıldırım 167 yıllık geçmişse sahip Türk Telekom’un 8-9 milyar ciro yaptığını öte yandan on yıl önce kurulmuş bir bilişim şirketinin 200 milyar dolar cirolara ulaştığını belirtiyor ve ekliyor; “Çaya çorbaya limon ne ise bilişim ülkeler ve insanlar için aynı şeyi ifade ediyor.”

(daha&helliip;)

Teknoloji Dönüşüyor

Salı, Haziran 14th, 2011

Hayat sabit olmayan değişkenler ile bezenmiş denklemlerin eşitsizliği üzerine kuruludur. Sahip olduğunuz matematik bilgisi ne kadar mükemmel ve elinizdeki araçlar ne kadar güçlü olursa olsun bu denklemi kesin sınırları ile çözmek maalesef mümkün değil. Aynı dönüşüm teknoloji için de geçerli. 128 Kbit/s hızındaki ADSL’in ilk servis hizmetinden 100 Mbit/s hızındaki fiber hatların evlerimize ulaşması için geçen süre 10 yıldan az oldu. Üstelik şu anda 100 Mbit fiber hattın ilk dönemlerde 128 Kbit ADSL bağlantısından daha ucuz olduğunu unutmamak gerekiyor.

Uçup kaçmışım
Arkada bıraktığımız Mayıs ve içinde bulunduğumuz Haziran ayları benim için oldukça yoğun geçti. Bir pinpon topu gibi Amerika, Avrupa ve Türkiye arasında mekik dokudum desem yeridir. Bu seyahatler içinde değişen teknolojilerin genç beyinler için sağladığı heyecanı ve motivasyonu görmek için INTEL ISEF 2011 yarışmasını görmek üzere Los Angeles’a uçtum. Ardından TTNET üst yönetimi ile birlikte Brüksel’e giderek Milli Maçı birlikte seyretme şansını elde ettim ki TTNET’in gelecek dönem stratejilerindeki vizyoner bakış açısını ilk ağızdan dinlemek gerçekten keyifliydi. Aradan bir gün dahi geçmeden dünyanın en büyük teknolojik donanım üreticisi HP’nin yıl içindeki en büyük etkinliği HP Discover 2011 etkinliği için Las Vegas’a uçtum. Evet bu gezilerin keyifli olduğunu inkâr etmeyeceğim ama ne kadar yorucu olduğunu ancak yaşayan bilebilir.

Neler değişiyor?
Daha akıllı, daha girişken, kendine özgüveni daha yüksek ve hedefleri için daha kararlı adım atan bir gençlik geliyor. Bu gençlik değişim hızını arttırıyor ve geleceğe imza atmak için kendi aralarında yarışıyor. Eğitimin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Ezberci olmayan, araştırmaya yönelik, belli alanlara yönlendirilmiş bireyleri yetiştirmek artık bir zorunluluk. Eğitim sistemi değişmeli. Toplu eğitim modelleri yerine her çocuğun yeteneklerine özel bireysel eğitim teknolojileri büyük bir ihtiyaç haline geliyor. Bu alanlarda çalışmalar yapmak gayet akıllıca.

Cloud yani Bulut Bilişim kavramı hayatımıza giriyor. Hayır yanlış! Bu kavram hayatımızda 100 yıldan fazla süredir var zaten. Sadece dijitalleşiyor. Elektrik dağıtım şebekeleri, telefon altyapısı, araç kiralam servisleri, yemek çekleri… Hepsi Cloud dünyasının birer parçası. Cloud kavramını anlamak için bu satırlar yetersiz kalmaya mahkûm. Dijital Cloud dünyasının donanım ve yazılım mimarları çılgıncasına çalışmakta. Bu akımın dışında kalanlar maalesef önemli bir treni kaçırabilirler. İhmal etmemek gerekiyor.

Tüö bu hengâme, dönüşüm ve değişim içinde okumaya bir saniye ara vermemek, bir ömür boyu sürecek eğitim ve tahsil hayatına devam etmek ise şart. Yoksa hayat denklemindeki eşitlsizliğin yitip giden değişkeni olarak kalmanın ötesine geçmek mümkün olmayacaktır.