Teknoloji Dönüşüyor

14 Haziran 2011

Hayat sabit olmayan değişkenler ile bezenmiş denklemlerin eşitsizliği üzerine kuruludur. Sahip olduğunuz matematik bilgisi ne kadar mükemmel ve elinizdeki araçlar ne kadar güçlü olursa olsun bu denklemi kesin sınırları ile çözmek maalesef mümkün değil. Aynı dönüşüm teknoloji için de geçerli. 128 Kbit/s hızındaki ADSL’in ilk servis hizmetinden 100 Mbit/s hızındaki fiber hatların evlerimize ulaşması için geçen süre 10 yıldan az oldu. Üstelik şu anda 100 Mbit fiber hattın ilk dönemlerde 128 Kbit ADSL bağlantısından daha ucuz olduğunu unutmamak gerekiyor.

Uçup kaçmışım
Arkada bıraktığımız Mayıs ve içinde bulunduğumuz Haziran ayları benim için oldukça yoğun geçti. Bir pinpon topu gibi Amerika, Avrupa ve Türkiye arasında mekik dokudum desem yeridir. Bu seyahatler içinde değişen teknolojilerin genç beyinler için sağladığı heyecanı ve motivasyonu görmek için INTEL ISEF 2011 yarışmasını görmek üzere Los Angeles’a uçtum. Ardından TTNET üst yönetimi ile birlikte Brüksel’e giderek Milli Maçı birlikte seyretme şansını elde ettim ki TTNET’in gelecek dönem stratejilerindeki vizyoner bakış açısını ilk ağızdan dinlemek gerçekten keyifliydi. Aradan bir gün dahi geçmeden dünyanın en büyük teknolojik donanım üreticisi HP’nin yıl içindeki en büyük etkinliği HP Discover 2011 etkinliği için Las Vegas’a uçtum. Evet bu gezilerin keyifli olduğunu inkâr etmeyeceğim ama ne kadar yorucu olduğunu ancak yaşayan bilebilir.

Neler değişiyor?
Daha akıllı, daha girişken, kendine özgüveni daha yüksek ve hedefleri için daha kararlı adım atan bir gençlik geliyor. Bu gençlik değişim hızını arttırıyor ve geleceğe imza atmak için kendi aralarında yarışıyor. Eğitimin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Ezberci olmayan, araştırmaya yönelik, belli alanlara yönlendirilmiş bireyleri yetiştirmek artık bir zorunluluk. Eğitim sistemi değişmeli. Toplu eğitim modelleri yerine her çocuğun yeteneklerine özel bireysel eğitim teknolojileri büyük bir ihtiyaç haline geliyor. Bu alanlarda çalışmalar yapmak gayet akıllıca.

Cloud yani Bulut Bilişim kavramı hayatımıza giriyor. Hayır yanlış! Bu kavram hayatımızda 100 yıldan fazla süredir var zaten. Sadece dijitalleşiyor. Elektrik dağıtım şebekeleri, telefon altyapısı, araç kiralam servisleri, yemek çekleri… Hepsi Cloud dünyasının birer parçası. Cloud kavramını anlamak için bu satırlar yetersiz kalmaya mahkûm. Dijital Cloud dünyasının donanım ve yazılım mimarları çılgıncasına çalışmakta. Bu akımın dışında kalanlar maalesef önemli bir treni kaçırabilirler. İhmal etmemek gerekiyor.

Tüö bu hengâme, dönüşüm ve değişim içinde okumaya bir saniye ara vermemek, bir ömür boyu sürecek eğitim ve tahsil hayatına devam etmek ise şart. Yoksa hayat denklemindeki eşitlsizliğin yitip giden değişkeni olarak kalmanın ötesine geçmek mümkün olmayacaktır.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (Henüz değerlendirme yok)
Loading ... Loading ...

Kanal Gündeminden Sanal Gündeme

29 Nisan 2011

27 Nisan gününden bu yana Türkiye gündeminde Kanal İstanbul projesi var. Öyle midir? Böyle midir? Olur! Yok olmaz! Derken teknoloji dünyasının gündemindeki bir kaç önemli olayı gözden kaçırmamak lazım. Bunlardan ilki şüphesiz ki Amazon’un verdiği EC2 Bulut Bilişim (Cloud) servisinde yaşanan problemler. İçlerinde Foursquare, Reddit, Cydia gibi servislerin de bulunduğu pek çok Amazon Cloud müşterisi yaşanan bu teknik problemden etkilendiler. Bilişim dünyasında bu tarz problemler her zaman yaşanabilir ancak günün sonunda sistemlerin yeniden ayağa kalkması beklenir. Oysa Amazon yaptığı bir açıklama ile müşterilerine kaybolan verilerin bir kısmının geri kurtarılamayacak durumda olduğunu açıkladı. Dünyanın en büyük cloud servislerinden birini sunarken Amazon’un bir felaket kurtarma planı yapmamış olması oldukça düşündürücü. Tabi bir alternatif de söz konusu olabilir ki zarar gören verilerin kasten hedef alındığı bir saldırı olmuş olması. Siber Savaşın gerçekliğini bundan böyle asla göz ardı etmemek gerekiyor.

Yaşanan bir diğer önemli olay ise Sony PlayStatin Network’ün (PSN) uğradığı saldırı sonucu 77 milyon civarında kullanıcısına ait kişise bilgiler çalındı. Yaşanan bu olayın Sony için 24 milyar doların üzerinde zarara yol açabileceği söylenmekte. Kişisel bilgiler içinde kredi kartı bilgilerinin olup olmadığından Sony henüz emin değil ve işin doğrusu birileri bu bilgileri kullanana kadar emin de olamayacak.

Yaşanan her iki olay bilişim dünyasının geleceğini cloud üzerinde gören (ki ben de bunlardan birisiyim) uzmanların ikinci kez düşünmesini gerektiriyor. Eğer ki gelecek günlerde 6 yüz milyondan fazla üyesi olan Facebook’un veya benzeri yapıların, devasa teknik problemler yaşaması veya barındırdığı verilerin yetkisiz kişiler tarafından ele geçirilmesi gibi durumlar söz konusu olursa hiç şaşırmamak lazım. Bilişim dünyası olarak Cloud ve Siber Güvenlik konusunda daha yolun çok başındayız.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (2 kişi değerlendirmiş, ortalama: 5 üzerinden 5,00)
Loading ... Loading ...

İnsan Sisteminin Girişimcilik Macerası

30 Mart 2011
Değerli dostum Burak Büyükdemir 24 Mart 2001 tarihinde düzenlenen eTohum toplantısına beni de konuşmacı olarak davet etmişti. Girişimcilik, pazarın genel durumu gibi konulardan konuşuruz diyorduk ama son anda fikir değiştirip farklı bir pencereden girişimcilik dünyasına bakmaya karar verdim. İnsan sisteminin girişimcilik macerasına dair bu sohbetimizi izlemek siteyenler için video aşağıda yer alıyor.

24 Mart 2011 Etohum Toplantısı / Ahmet Usta-Business Week from Burak Buyukdemir on Vimeo.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (1 kişi değerlendirmiş, ortalama: 5 üzerinden 5,00)
Loading ... Loading ...

Düzgün Hastane

10 Şubat 2011

Haftasonu belim, hiç beklemediğim ani bir ağrı ile tanıştı. Hikayeyi uzatmaya gerek yok başlangıç seviyesinde fıtık varmış. 33 yaşını bitirip 34′e bastığım şu günlerde hayatın bir gerçeği ile yüz yüze daha geliyorum. Yıllardır askeri hastanelerde çektiğim çilelerin bilinç altımda oluşturduğu antipatiyi maalesef babamın doktor olması ve çocukluğumun labratuvarlarda geçtiği gerçeği bile değiştirmek için yeterli değil. Öte yandan 14 gün süresince fizik tedavi görmem gerekmesi ve bu seansların mesai saatlerim ile çakışmaması için dün Medicalpark Hastanesinin Bahçelievler şubesini telefonla arayarak bilgi almak istedim, zira hastane evime oldukça yakın.

Telefonda randevu almam, bu sabah valesinin arabamı kapısında aldığı otoparkın rahatlığı, güler yüzlü bir danışma, SGK ile anlaşmalı olduğu için 12 TL dışında bir ücret ödemeden kaydımın alınması, hiç beklemeden doktor ile görüşebilmem, doktorun cana yakın muhabbeti ve konuyu net bir şekilde bana aktarması… Günlüğümün geçmiş girdilerindeki askeri hastane maceralarımı okuyanlar bilir, onca çileden sonra bu durum açıkçası sadece başarılı bir hastaneyi değil Türkiye’de nelerin değiştiğinin de açık bir göstergesi.

Medicalpark Bahçelievler Şubesine (şube dediğime bakmayın tam teşekküllü modern bir yapıdan bahsediyorum), güleryüzlü çalışanlarına, Dr. Abdul Celal Akatlar’a teşekkür ediyorum. Üstelik fizik tedavi seansları tam istediğim gibi sabah saat 8:00′a ayarlamış olmaları yoğun iş akışım açısından harika oldu.

Eğer düzgün bir hastane arıyorsanız, ben onu buldum, siz ayrıca uğraşmayın.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (3 kişi değerlendirmiş, ortalama: 5 üzerinden 5,00)
Loading ... Loading ...

Bir Musibet & Önemli Tecrübe

01 Şubat 2011

İnsan kimi zaman bir musibet yaşamadan önemli bir tecrübe kazanamıyor. Bu sabah ilginç bir problem ile karşılaştım. Exchange mail sunucumuzun tüm fonksiyonları kusursuz çalışmasına rağmen dışarıdan bir türlü mail alamıyorduk. Tüm testler her şeyin çalıştığını gösteriyordu. Aklıma yeme noktasına gelmişken farkettim ki dışarıdan kime mail gönderilirse gönderilsin AntiSpam Geçidimiz geçersiz kullanıcı bilgisi uyarısı ile gelen mesajı geri çevirmekte. Bir anda şimşekler çaktı zira dün Admin şifresini değiştirmiştim. Haliyle LDAP üzerinden kimlik doğrulama yapamayan Symantec BrightMail gelen mailleri geri çevirmekteydi. Ancak LDAP kimlik doğrulaması hatası almasına rağmen benim harici mail adresime uyarı göndermesi gerekirken neden göndermemiş bunu çözemedim. Bu musibetten çıkartılacak nasihat; Bir etki alanında admin parolası değiştirirseniz dış servislerin tamamını gözden geçirmeyi unutmayın.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (Henüz değerlendirme yok)
Loading ... Loading ...

Dijital Türkler 2011

31 Ocak 2011

2010 yılının Nisan ayında yayınlanan “Dijital Türkler” isimli haber çalışmamız gerek bu ekosistemin üyelerinden gerekse okuyucularımızdan büyük beğeni alınca bu sene tekrarlamaya karar verdik. Yoğun ve hummalı bir çalışmanın ardından “Dijital Türkler 2011″ dosyasını sizlerin beğenisine sunuyoruz.

Bu sene Ticari, Akademik ve Yeni Girişimler olmak üzere üç farklı kategoride yerel ve küresel başarılı Türk isimlere yer verdiğimiz çalışmayı keyifle okuyacağınıza inanıyoruz. Hızla büyüdüğünü gördüğümüz bu ekosistem için “Dijital Türkler 2012″ dosyası da gelecek yıl da sizlerle buluşacak. Ancak artan bunca ismin hepsine sayfalarımızda yer vermek gerçekten güç. Belki de gelecke yıl karşınıza bir organizasyon ile çıkıyor olabiliriz.

Keyifle okumanız dilekleriyle…

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (1 kişi değerlendirmiş, ortalama: 5 üzerinden 5,00)
Loading ... Loading ...

Değişen ve Değişmeyen

03 Ocak 2011

1999′dan 2000′e girerken yeni yılın anlamı diğerlerine göre biraz daha farklıydı zira takvimlerde değişen üç basamak bu değişimi diğerlerinden üç kat daha fazla değerli kılmış olabilir. 2011′e adım attığımız şu günlerde değişimin anlamını farklı bakış açılarıyla ele almak lazım. İnsanoğlunun çılgınca eğlenmek adına kendisine bahaneler ürettiği, bu değişimin kültürel, ekonomik, teknolojik, eğitim ve öğretim açısından ne ifade ettiğini anlamak için yeni raporların yayınlanacağı bir yıla adım atmış olduk.

Türkiye’nin büyüyen ve gelişen ekonomisinden dem vurmayı seviyor siyasetçiler. Ancak bu büyümenin insan hayatının kalitesindeki artışı ifade etmek adına etkisi gündeme hiç taşınmıyor. Dünyanın en büyük 16. ve Avrupanın 6. ekonomisi olabiliriz ancak yaşam kalitesi açısından baktığımızda dünya sıralamasında 50. sıradayız. Eğer gerçekten ekonomik büyüklük yaşam kalitesini etkileyecek olsaydı dünyanın en büyük 2. ekonomisi olan Çin bu listenin sonunda yer almazdı.

Dünyanın bir yerlerinde kimi araştırmacıların, işe gelip gitmenin verdiği yorgunluk ve sıkıntı kaygısı olmadan, çocuğunun okul masraflarını veya ay sonu mutfak giderlerini düşünmeden Quantum parçacıkları üzerinde deney yapıyor olması ile Türkiye’nin basiretsiz siyasi tartışmalar kısır döngüsü içinde tepişmesini aynı kefeye koymak mümkün değil elbette. 2011′de bu gerçek değişecek mi?

Dünyanın değişimi ise çok farklı bir şekilde gerçekleşiyor. Modern çağın en ideal yönetim şekli olan demokrasi, sınırların kalktığı bir dijital iletişim çağında, şekil değiştiriyor. Wikipedia benzeri küresel bir anayasanın, belki çok daha ileri düzeyde ticaret, ceza ve diğer hukukların oluşturulduğu bir platformdan kaç sene uzaktayız? Bu küresel ortak akıl platformunu gelecekte kaç ülke kabul ederek uygulamaya hazır olacak? Bu tarz bir yasal sistem içinde hükümetlerin etkinliği ve sadece asayişi düzenlemek adına hizmet verecek kolluk kuvvetlerinin yapılanması ne şekilde olacak? Bunların netleşmesi için bir kaç nesil geçmesi gerekebilir.

Yeni milenyum ile birlikte yaygınlaşan İnternet’in 10 yılda dünyayı ne kadar çok değiştirdiğine şahit olduk. Bu fırsatlar dünyasında treni kaçırmayanlar bu gün değeri yüz milyarlarca dolarla ifade edilen yapılara dönüştüler. Benzeri bir dönemin daha eşiğindeyiz. 15. yüzyılda Gutenberg’in matbaayı icad edişinden sonra belki de en büyük medya dönüşümünü yaşamak üzereyiz. Tablet bilgisayarlar ve elektronik kitaplar hayatımızda hızla yayılıyor. Evet bir değişim ve dönüşüm gerçekleşecek ama bunun kurallarını kim yazacak? Şekli ne olacak? Kuralları kim belirleyecek ve bu etki ne kadar sürecek? Şimdilik bunlar hakkında yorum yapmak için erken.

İnsan nüfusu tehlikeli bir eşik değere ulaştı. Tarihe dönüp baktığımızda daha kısıtlı coğrafi bölgeler içinde bu eşik değer aşıldığında mutlaka büyük kırılımlar yaşandığına şahit oluyoruz. Günümüzün modern teknolojisi coğrafi sınırları ortadan kaldırdığı ve küresel boyutlarda ölçekleme etkisi yarattığı için tarihteki benzer kırılımların gerçekleşme frekansından daha uzun bir bekleme sürecindeyiz. Ancak kesinlikle gelecek 8-9 yıl içerisinde bu kırılımın yaşanacağını düşünüyorum.

Görünen o ki mikro boyutta takvimlerde tek bir basamak hariç, bireysel hayatta belediye çukurlarına düşerek ölen vatandaşların sayısı ve kısır siyasi söylemlerde değişim yaşanmayacak. Makro boyutta ise insanoğlu kendini yok etmenin eşiğine gelmiş olabilir. Bu gerçeği kim değiştirebilir?

Değişmeyen ve değişenlerin farkında olabileceğimiz zamanlar temenni ediyorum okuyucularıma.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (1 kişi değerlendirmiş, ortalama: 5 üzerinden 5,00)
Loading ... Loading ...

Google’da Değişmeyen Değişim

17 Aralık 2010

Bu hafta başında Google Türkiye ofisinin davetlisi olarak bir grup gazeteci arkadaşla beraber Google Zürih Ofisine iki günlük bir ziyaret gerçekleştirdik. Hem ofisi gezmek hem de Google ürünleri (servisleri) hakkında yöneticiler ve uzman mühendislerden  bilgiler almak gerçekten heyecan verici, bir o kadar da unutulmayacak bir deneyim oldu.

Google Zürih Ofisi, Google’ın tüm dünyadaki 20′den fazla ülkede bulunan 40′ın üstündeki mühendislik araştırma ve geliştirme merkezlerinden bir tanesi. Search, Maps, Ads gibi pek çok popüler servisin geliştirildiği büyük bir bina. Daha doğrusu bir kaç binadan oluşan bir kompleks ve aynı zamanda iş deneyimi açısından eşsiz bir deneyim sunan ilginç bir ortam.

Binanın her katında sınırsız içeriğiyle minik mutfaklar bulunuyor. Bunun ötesinde özel telefon kulübeleri, oyun odaları, barlar, uyku, spor ve masaj salonları gibi pek çok aktif sosyal alana sahip. Mesai saati diye bir kavram yok ve insanlar görev bilinci içinde diledikleri gibi özgürce çalışıyorlar. Elbette bu ofiste çalışmak için gerçekten zorlu mülakatlardan geçilmesi ve yaptığınız işte dünyadaki en iyiler arasında olmanız şartı var. Google Zürih Ofisinin resimlerine buradan bakabilirsiniz.

Webin değişen yapısı ve bu dönüşüm içinde Google’ın pozisyonu ve stratejisi ile alakalı yazımı gelecek hafta yayınlanacak olan Bloomberg Businessweek Türkiye dergisinin 5. Yıl Özel sayısında okuyabilirsiniz.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (1 kişi değerlendirmiş, ortalama: 5 üzerinden 5,00)
Loading ... Loading ...

Teknogirişim Sermayesi Desteği

18 Kasım 2010

Değerli dostum Burak Büyükdemir Sanayi ve Ticaret Bakanlığının Teknogirişim Sermayesi Desteği ile alakalı kendisine gelen bir bilgiyi eTohum web sitesinde paylaşmış. 100 bin TL’ye kadar hibe verilecek olan bu desteğin detaylarını eTohum web sitesinde bulabilirsiniz. Ama benim dikkatimi hibe desteği için başvuru öncesinde okunması gereken bilgilerde yer alan bir nokta çekti. 2.7 bendinde şöyle bir tanım yapılmış; “Başvuru dosyaları, PLASTİK DOSYA OLMAYAN, SERT MUKAVVA YAPIDA, İKİ DELİKLİ DAR KLASÖR İÇİNE konulacak, sayfaları tek tek veya topluca bir naylon dosyaya konulmayacak, ZIMBALANMAYACAK, SPİRAL VEYA CİLT YAPILMAYACAKTIR”

Anlayabilen varsa beri gelsin lütfen. Bu tarz maskaralıklar açıkçası 2010 yılında çok komik bir tablo oluşturuyor. Çok merak ediyorum, bahsi geçen bu tanımda yer alan dosya, klasör her neyse artık, acaba hangi markanın hangi model ürünüdür? Bu tanıma uymayan tüm başvurular reddedilecekmiş. Körler, sağırlar bir birini ağırlar modunda hibenin kime verileceğinin listesi önceden yapılmış, bu kişiler dışında başvuru gelmemesi için de uygun şartlar hazırlanmış gibi bir sezgim var ama “hadi hayırlısı, umarım ben yanılıyorumdur” diyerek hüsn-ü zan edeyim bir sefer daha…

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (4 kişi değerlendirmiş, ortalama: 5 üzerinden 4,00)
Loading ... Loading ...

Siber Tehditler Dünyası

01 Kasım 2010

Dijital dünyanın hayatımızda oynadığı rol bu denli yoğun hale gelince beraberinde getirdiği tehditler de büyük önem kazandı. Bu çerçevede her yıl EMC’nin güvenlik birimi RSA tarafından düzenlenen RSA Güvenlik Konferansı, bu sene 12-14 Ekim tarihleri arasında Londra’da düzenlendi. Türkiye’den konferansa katılan tek muhabir olarak, hayatımda katıldığım içeriği en dolu ve doyurucu konferans olduğunu söyleyebilirim. Konferans süresince gerek katıldığım sunumlar, gerek röportajlar gerekse tanıştığım çok değerli yazar ve analistlerden çok önemli bilgiler aldım. Konferans esnasında, saymaya kalksak sizlerin okumaktan sıkılacağı, pek çok konu başlığı olmasına rağmen en önemli gördüğüm Siber Savaş, Siber Organize Suç Örgütleri ve Sosyal Ağların getirdiği tehlikeleri üç ayrı konu olarak bu hafta yayınlanan Bloomberg Businessweek Türkiye dergisinde yer alan Odak Noktası bölümünde ele aldım. Merakla okuyacağınızı ve okurken en az benim yazarken aldığım keyif kadar ilginç bulacağınızı düşünüyorum.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (Henüz değerlendirme yok)
Loading ... Loading ...