Archive for the ‘Internet’ Category

Twitter ile Google Reklam Çiftliği Kurmak

Pazar, Haziran 19th, 2011

Geçtiğimiz günlerde Twitter üzerinden bir bilgi paylaşımında bulundum. Bu paylaşımın içeriğinde iki önemli markanın adı geçiyordu. Yaklaşık 15 dakika sonra mesajımı retweet eden markalardan birisinin verdiği linke tıklama ihtiyacı hisettim ve kendimi mesajımın da içinde bulunduğu başarılı tasarlanmış bir blog sayfasında buluverdim. Elbette bu başarılı tasarımın içerisinde tıklanmak üzere beni bekleyen pek çok Google Adsense Reklam linki mevcuttu. Olayı hemen kavradım; Twitter kaynak olarak kullanılarak başarılı bir Google Reklam Çiftliği kurgulanmıştı. Muhtemelen bir Amerikalı olsam aşağıda yazacaklarımı biraz süsleyerek “Üç günde İnternetten para kazanmanın kesin yolu” adında 69 dolara satılacak bir rehbere dönüştürebilirdim. Ama bunun yerine bir Türk olarak sizlere işin tekniğini anlatmak ve insanların kafası nasıl çalışıyor göstermek istiyorum.
(daha&helliip;)

Kanal Gündeminden Sanal Gündeme

Cuma, Nisan 29th, 2011

27 Nisan gününden bu yana Türkiye gündeminde Kanal İstanbul projesi var. Öyle midir? Böyle midir? Olur! Yok olmaz! Derken teknoloji dünyasının gündemindeki bir kaç önemli olayı gözden kaçırmamak lazım. Bunlardan ilki şüphesiz ki Amazon’un verdiği EC2 Bulut Bilişim (Cloud) servisinde yaşanan problemler. İçlerinde Foursquare, Reddit, Cydia gibi servislerin de bulunduğu pek çok Amazon Cloud müşterisi yaşanan bu teknik problemden etkilendiler. Bilişim dünyasında bu tarz problemler her zaman yaşanabilir ancak günün sonunda sistemlerin yeniden ayağa kalkması beklenir. Oysa Amazon yaptığı bir açıklama ile müşterilerine kaybolan verilerin bir kısmının geri kurtarılamayacak durumda olduğunu açıkladı. Dünyanın en büyük cloud servislerinden birini sunarken Amazon’un bir felaket kurtarma planı yapmamış olması oldukça düşündürücü. Tabi bir alternatif de söz konusu olabilir ki zarar gören verilerin kasten hedef alındığı bir saldırı olmuş olması. Siber Savaşın gerçekliğini bundan böyle asla göz ardı etmemek gerekiyor.

Yaşanan bir diğer önemli olay ise Sony PlayStatin Network’ün (PSN) uğradığı saldırı sonucu 77 milyon civarında kullanıcısına ait kişise bilgiler çalındı. Yaşanan bu olayın Sony için 24 milyar doların üzerinde zarara yol açabileceği söylenmekte. Kişisel bilgiler içinde kredi kartı bilgilerinin olup olmadığından Sony henüz emin değil ve işin doğrusu birileri bu bilgileri kullanana kadar emin de olamayacak.

Yaşanan her iki olay bilişim dünyasının geleceğini cloud üzerinde gören (ki ben de bunlardan birisiyim) uzmanların ikinci kez düşünmesini gerektiriyor. Eğer ki gelecek günlerde 6 yüz milyondan fazla üyesi olan Facebook’un veya benzeri yapıların, devasa teknik problemler yaşaması veya barındırdığı verilerin yetkisiz kişiler tarafından ele geçirilmesi gibi durumlar söz konusu olursa hiç şaşırmamak lazım. Bilişim dünyası olarak Cloud ve Siber Güvenlik konusunda daha yolun çok başındayız.

Dijital Türkler 2011

Pazartesi, Ocak 31st, 2011

2010 yılının Nisan ayında yayınlanan “Dijital Türkler” isimli haber çalışmamız gerek bu ekosistemin üyelerinden gerekse okuyucularımızdan büyük beğeni alınca bu sene tekrarlamaya karar verdik. Yoğun ve hummalı bir çalışmanın ardından “Dijital Türkler 2011” dosyasını sizlerin beğenisine sunuyoruz.

Bu sene Ticari, Akademik ve Yeni Girişimler olmak üzere üç farklı kategoride yerel ve küresel başarılı Türk isimlere yer verdiğimiz çalışmayı keyifle okuyacağınıza inanıyoruz. Hızla büyüdüğünü gördüğümüz bu ekosistem için “Dijital Türkler 2012” dosyası da gelecek yıl da sizlerle buluşacak. Ancak artan bunca ismin hepsine sayfalarımızda yer vermek gerçekten güç. Belki de gelecke yıl karşınıza bir organizasyon ile çıkıyor olabiliriz.

Keyifle okumanız dilekleriyle…

HTC Londra Notları

Pazartesi, Eylül 20th, 2010

Geçtiğimiz hafta 14 – 15 Eylül günleri HTC’nin basın lansmanına davetli olarak Londra’daydım. HTC her yıl gerçekleştirdiği bu etkinliğinde en yeni ürünlerini ve gelecek döneme ait stratejilerini basın ile paylaşmakta. Bu sene HTC Desire HD ve Desire Z isimlerinde iki yeni ürün ve bu ürünler ile uyumlu HTC Sense servisini tanıttılar. HTC Sense servisi muhtemelen gelecek günlerde yazılım güncellemesi ile mevcut ürünler ile uyumlu hale de gelecek.

Nokia’nın da aynı günlerde Nokia World 2010 etkinliğini düzenlemesi iki firma arasında ilginç bir çekişmeyi gündeme taşıdı. HTC Nokia World 2010 etkinliğinden otobüs kaldırarak davetli gazetecileri HTC etkinliğine taşıdı. Geçen sene de aynı durumla karşılaşan Nokia ise bu sene daha hazırlıklı bir şekilde ilginç bir gerilla taktiği uyguladı ve HTC etkinlik binası önünde “HTC Hayatta Kalma Kiti” dağıttı.

Açıkçası bu durumun ne kadar etik olduğu tartışılabilir ancak Amerika ve İngilitere’de rakip markaların adı kullanılarak rekabete izin verildiği için yasal bir sakınca bulunmuyor. Kit ile birlikte dağıtılan minik notun da resmini ekleyerek konuyla alakalı daha detaylı bilgi almak isteyenlere Bloomberg Businessweek Türkiye dergisinin 19-25 Eylül tarihli sayısında yazdığım analizi okumalarını tavsiye ediyorum.

eTohum Fonu & Kuluçka 2.0

Cumartesi, Eylül 4th, 2010

eTohum değerli dostum Burak Büyükdemir’in dört senedir internet girişimcileri ile sektörün profesyonellerini bir araya getirdiği çok önemli bir organizasyon. Her sene başarılı projeleri büyük özveri ile seçen ve bu projelerin girişimcilerine hiç bir kâr amacı gütmeksizin profesyonel danışmanlık sağlayan eTohum bu sene yapısını bir fon ile daha da güçlendiriyor. İnternet sektöründe başarıyı yakalamış 17 profesyonelin katılımı ile oluşturulan eTohum Fonu aynı ekibin seçeceği projelere yatırım yapacak. Bu yapılanma Türkiye’de bir ilk olabilir zira yaklaşım ve sistematik, eğer başarısını kanıtlarsa, gelecek yıllarda Türkiye’deki girişimci – yatırımcı ilişkilerini güçlendirerek her sene binlerce girişimin fon bulmasını ve sadece Türkiye için değil küresel platformda başarılı projelere imza atılması için hayat damarlarını oluştumuş olacak. Konuyla alakalı hazırladığım Kuluçka 2.0 başlıklı kapak dosyasını çalışmayı 5 Eylül 2010 tarihli Bloomberg Businessweek Türkiye dergisinde okuyabilirsiniz.

ahmetusta.com

Pazartesi, Ağustos 2nd, 2010

Yaklaşık bir sene önce ahmetusta.net domain adını nasıl geri aldığımı detaylı bir şekilde günlüğümde anlatmıştım. Geçtiğimiz günlerde süre bitimine yaklaşık 20 gün kalan ahmetusta.com için freewho.com adresinden bulduğum sahibinin iletişim bilgileri ile maalesef bir yere varamadım. Hasan Gündoğdu ismi ve elimdeki tek ipucu olan İzmir kelimeleri ile Linkedin hesabına ulaştığım Hasan Bey ile irtibata geçtim. Sonrasında kendisi ile kısa bir muhabbetimiz oldu. Yıllardır peşinde koşturduğum ahmetusta.com alan adını bana bedelsiz bir biçimde devreden Hasan Gündoğdu’ya sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Böyleec bir macera daha mutlu son ile bitmiş oldu.

Google’dan Gayr-ı Resmi Cevap

Salı, Haziran 29th, 2010

Geçtiğimiz haftalarda yaşanan Google Servislerine erişim ile alakalı problemlerde gelinen nokta; Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın giderek sertleşen uslubü ile ilginç bir seyre girmiş durumda. Gerçi bu problemlerin çoğu an itibari ile giderilmiş olsa dahi Google tarafından resmi bir açıklama yapılmış değil. Ama bu Türkiye’deki Google Analytics kullanıcılarına resmi olmayan bir kanaldan bildiri yapmasına da engel değil. Analytics servisinin kullanıcılarına gönderdiği e.postaya ait bir ekran görüntüsünü yukarıda paylaşıyorum. Açıklama postasında yer alan; “Google Analytics’in de dahil olduğu bazı Google servislerine erişimde yaşanan zorluklar, Türkiye’de halen devam etmekte olan YouTube yayın yasağıyla doğrudan ilişkilidir.” ifadesi ise çok manidar. Bu süreç nasıl devam edecek hep birlikte göreceğiz.

Ve Devlet Sanal Ticarete El Attı

Salı, Haziran 29th, 2010

Beklenen bir gelişme miydi bu yaşanan? Bu sorunun cevabını vermek güç ama eninde sonunda böyle bir adım atılacağı belliydi. Maliye Bakanlığı pilot bölge olarak seçtiği İzmir’de başlattığı çalışma ile öncelikle GittiGidiyor üzerinden toplu satışlar yapan kullanıcıları takibe almış durumda. Bu kullanıcıları merkeze çağırarak faturasız gerçekleşen tüm satışlar için toplam tutarda gayet yüksek cezalar kesiliyor. Konu uzun ve derin. Konu hakkındaki detaylı analiz yazımı Bloomberg Businessweek Türkiye dergisinin 27 Haziran 2010 tarihli 25. sayısında okuyabilirsiniz.

Özgürlükçü Ülkenin Yasakçı Mahkemeleri

Pazartesi, Haziran 7th, 2010

Türkiye ilginç bir ülke. Her daim özgürlük, eşitlik ve demokrasiden bahsederken maalesef hayata geçirilen uygulamalar ile bu söylemler ile örtüşmüyor. 2008 yılından bu yana devam eden youtube yasağı buna en güzel örnek. Bu güne kadar youtube erişim yasağını delmenin kolay yolları olduğu için belki de bu işin ciddiyetini fazla kavrayamamıştık ancak pek çoğumuzun önceden gördüğü bir şey artık gerçekleşiyor. Geçtiğimiz hafta içinde youtube için yasak DNS bazlı olmaktan çıkartılıp IP bazlı hale getirildi. Peki ne mi oldu? Aynı IP’leri kullanan Google servisleri ve bu servisleri kullanan siteler bir anda erişilemez hale geldi. Bu mevcut durumun bilinen yönü, bir de bilinmeyen veya öngörülmeyen yönü var…

Şu anda youtube’a farklı servisler üzerinden erişmek mümkün. DNS yerine IP bazlı engel kararı alan düşünce sistemi, bu tarz servislerin önüne geçemeyince ne yapacak? Türkiye’nin yurt dışı çıkışlarını mı kapatacak? Tüm trafik bloklanınca, insanlar e.devlet kapısı üzerinden bir form ile erişmek istedikleri siteler için izin mi çıkartacak?

Değerli dostum Atıf Ünaldı‘nın bu konuda çok yerinde bir tespiti var. Atıf; “Youtube’de bizi rahatsız eden içerik yüzünden yani negatif propaganda yüzünden aldığımız erişim yasağı kararı pozitif propaganda yapacak herkesi yasaklıyor. Bu nedenle bir süre sonra pozitif Türkçe içerik dünyanın en çok girilen video sitesinde azalacaktır. Bu da negatif içeriğin oran olarak artmasına Türkiye’nin tanıtımına zarar vermektedir.” Üstüne söyleyecek başka bir şey yok.

Bu yasakların kaynağı olarak Google’ın verdiği hizmetlerden vergi alınamaması da gösteriliyor. Bu işin çok ayrı bir yönü. Ütopik bir gerçeklikte kaçak araba satan bir firmaya kızıp otoyolları kullanıma kapatmak ile aynı mantık silsilesi içinde bir davranış. Eğer yurt dışından satın alınan bir ürün fiziksel olarak Türkiye içine girecekse öncelikle bu ürünün değerine bakılıyor. Bu değer 100 Euro ve altındaysa gümrüğe tabi olmaksızın geçişine izin veriliyor aksi takdirde gümrük vergisi tahsil ediliyor. Peki Google’ın sunduğu şekilde bu ürünler dijital ortamda sağlanıyorsa ve ortada denetlenebilecek fiziksel bir ürün yoksa ne olacak? Şüphesiz ki dijital ürünler için yurt dışına giden para Maliye bakanlığının gözünden kaçmıyor ve burada en çok göze batan Google’ın servisleri oluyor.

İki büyük tehlike görüyorum. Birincisi yurt dışı çıkışlarının, akıl almaz bir şekilde, günümüz teknolojisine ayak uyduramayan demodern yasalar tarafından kapatılmaya doğru gittiği. İkincisi ise elektronik ortamda gerçekleşen tüm yurt dışı kaynaklı para trasnferleri için ÖTV benzeri bir vergi uygulamasının hayata geçme ihtimali. Muhtemelen bunu iki şekilde yapabilirler; hiç bir ayrım yapmaksızın tüm internet kullanıcılarından “internet veri iletişim vergisi” almaya başlayıp bunu gerçekleşen veri transfesi miktarı ile ilişkilendirebilirler. Bir diğer yöntem ise yurt dışı kaynaklı tüm online kredi kartı işlemlerinden %18 vergiyi alma görevini bankalara verebilirler. Ama bu durumda gerçekleşen işlemin gümrükten geçecek bir fiziksel ürünle ilişkilendirilmesi nasıl olacak? Cevabı basit; “Siz %18 verginizi ödeyin, ürünü faturası ile gümrükten çekerken iadesini biz yaparız.”

Tüm dünyaya özgürlük dersi verirken kendi halkına akıl almaz sebepler ile İnternet’i yasaklamak açıkçası biraz değil çok ama çok ayıp oluyor. Eğer acilen bir şeyler yapılmaz ise bu işin sonu gerçekten hiç güzel olmayan bir yere doğru gidiyor.

Oyun Sektörü & Türkiye

Pazartesi, Nisan 12th, 2010
Ahmet Usta & Joshua Hong

GamersFirst CEO'su Joshua Hong (sağda) ve Ahmet Usta

Ülkemizde oldukça popüler olan Knight Online, Runes of Magic gibi oyunları üreten firma GamersFirst’ün CEO’su Jashoua Hong geçtiğimiz hafta Doğan Online ile bir işbirliğine imza atmak için Türkiye’deydi. Bloomberg BusinessWeek Türkiye dergisinin 11 Nisan 2010 tarihli sayısı için kendisi ile röportaj gerçekleştirdiğim Joshua, benimle Türkiye’deki oyuncu profilini ve sektörün potansiyeline dair görüşlerini paylaştı. “Herkes Oyun Oynar” isimli yazımı bu hafta Bloomberg BusinessWeek Türkiye dergisinde okuyabilirsiniz.