Bundan sonraki süreci basit başlıklar halinde vermek istiyorum.
- 10 Kasım salı günü sabah kan verdim. Görevli arkadaşların saat 07:30′da kan almaya başlaması gerekirken saat 09:00′a doğru gelmeleri ayrı bir şaşırtıcı durum elbette. Askeri hastanelerde bile maalesef bu tarz kuralsız saçmalıklar yaşanabiliyor.
- 11 Kasım Çarşamba günü kan tahlili sonuçlarımı alarak doktora götürdüm. Kısa konuşmamızın ardından 6 ay sevk geciktirmesi vereceğini belirterek ikinci kez kan vermemi istedi.
- 12 Kasım Perşembe sabahı tekrar kan verdim.
- 13 Kasım Cuma günü işlerimin yoğunluğu nedeni ile doktora tekrar gidemedim. Bu arada belirtmem lazım ki maalesef ilgili doktor sadece Pazartesi, Çarşamba ve Cuma günleri poliklinikte oluyor zira Salı ve Perşembe günleri hastalar ile doğrudan ilgilenmekte.
- 16-18 Kasım tarihleri arasında yurt dışındaydım. Yurt dışından ağır hastalanarak dönmeme rağmen (H1N1 değil) 20 Kasım Cuma günü doktora gidebildim.
- 20 Kasım Cuma günü doktor bey ile pek bir muhabbetim olmadı. Beni Sağlık Kurulana evrakları almam için gönderdi ancak sağlık kurulu o gün evrak işlemlerine son verdiklerini söyleyerek Pazartesi günü gelmemi istediler.
- 23 Kasım Pazartesi günü sağlık kurulu belgelerimi aldım. Bunu kan verdiğim ve muayene olduğum bölüm doktorlarının onaylaması gerekiyordu. Öğlene kadar bunun peşinde koşturdum. Kendi doktorum Çarşamba saat 11:00′da gel diyerek beni gönderdi.
- 25 Kasım Çarşamba günü saat 11:00′da doktoruma geldiğimde, hemşire hanım evraklarımın zaten sağlık kuruluna teslim edildiğini ve saat 12:45′de sağlık kurulu kapısında hazır beklememi söyledi. İşte bu noktada ağlar mısınız güler misiniz bilemiyorsunuz. Madem o saatte bir işleminiz olmayacak keşke doktorum pazartesi günü 12:45′de gel deseydi de günümün yarısı ölmeseydi. Elimiz mahkum bekleyeceğiz artık.
Saat 13:00 sularında oldukça kalabalık bir sıra ile sağlık kurulunun kapısında kurbanlık koyun gibi çağrılmayı beklemeye başladım. Neyse ki adım erken okundu, ama içeri girmem ile çıkmam bir oldu. Yuvarlak masa şövalyelerine benzer bir oturma düzeni içinde, size gösterilen yuvarlak daire içine girip, hakkınızdaki kararı 15 saniye süreyle dinliyor ve odayı derhal terk ediyorsunuz. Elinizde çanta, poşet vb. şeyler ile içeri girmek yasak.
Sonuçların saat 16:00′da verileceğini öğreniyoruz. Mecburen tekrar gel git ile uğraşmamak için ayaküstü tanıştığım bir kaç kişi ile oturup bekliyoruz ve sonucumuzu saati gelince alıyoruz. Bu sonuç kararı aslında geçerliliği olan kesin karar değil. Sadece ön bilgi. Askerlik şubenize götürmeniz için. Burada bir mantıksızlık silsilesi daha var. Madem esas karar sonradan şubeye gönderilecek neden biz gariban vatandaşlar tekrardan bir ön kararı şubeye götürmek zorundayız ki? Sebebini ben yazayım çünkü esas kararların şubeye gönderilmesi uzun süre almakta. Şu teknoloji çağında vatandaşa posta kuryeliği yaptıran gelişmiş altyapısı ile askeri kurumlarımızı tekrardan tebrik ediyorum.
Bekle bekle, beklemeden işlem yok sana…
25 Kasım Çarşamba günü saat 16:00′da sonuç alınca haliyle askerlik şubesine yetişemedim. 26 Kasım Perşembe günü sabah erkenden şubeye gittim. Sağlık sonucu getirdiğim için hemen içeri girebileceğim düşüncesi kısmen doğruydu ancak içeri girdiğimde 20 kişilik sıra beklemek, sistem bozulunca ek olarak bir saat daha beklemek insanın canını çok sıkmakta. Böylece kurban bayramı öncesinde bu süreci hayırlısı ile bitirmiş oldum.
Her neyse değerli okuyucular işte bunca maceranın sonucunda 25 Mayıs 2010 tarihinde tekrar şubeme dönerek yeniden Askeri Hastaneye sevk almak üzere maceramın 3. sezonunu bitirmiş bulunuyorum.
3. Sezon biterken sonuç ve son sözler
Aman aman, siz siz olun sakın benim gibi karaciğer hastalığına yakalanmayın. Maalesef Hepatosteatoz denen bu durun karaciğerin büyümesinden ve dış çeperinin yağlanmasından kaynaklanıyor. Kilo ile doğrudan alakalı olan bu durum aslında kısmen genetik sebeplerden kaynaklanıyor ve her kilolu insanda olacak diye bir durum yok ayrıca 1.78′lik boyum ile 90 kilo aşırı bir kilo da değil. Ama maalesef kan tahlillerinde karaciğer enzim değerlerim yüksek çıkmakta. Hal böyle olunca sizi askere almıyorlar, muaf da tutmuyorlar. Her sene bu çileyi çekiyorum. 45/C işlemi ile sevk geciktirmesi alıyorum. Şu anda üçüncü işlem gerçekleşti, aldığım bilgiler en fazla 5 işlem yapılabildiği ve en kötü ihtimalle 1.5 sene sonra bu sıkıntılardan kurtulmuş olacağım. Nasip ve hayırlısı diyorum.