‘Fikirler’ kategorisi için Arşiv

ahmetusta.com

Pazartesi, 02 Ağustos 2010

Yaklaşık bir sene önce ahmetusta.net domain adını nasıl geri aldığımı detaylı bir şekilde günlüğümde anlatmıştım. Geçtiğimiz günlerde süre bitimine yaklaşık 20 gün kalan ahmetusta.com için freewho.com adresinden bulduğum sahibinin iletişim bilgileri ile maalesef bir yere varamadım. Hasan Gündoğdu ismi ve elimdeki tek ipucu olan İzmir kelimeleri ile Linkedin hesabına ulaştığım Hasan Bey ile irtibata geçtim. Sonrasında kendisi ile kısa bir muhabbetimiz oldu. Yıllardır peşinde koşturduğum ahmetusta.com alan adını bana bedelsiz bir biçimde devreden Hasan Gündoğdu’ya sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Böyleec bir macera daha mutlu son ile bitmiş oldu.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (Henüz değerlendirme yok)
Loading ... Loading ...

Ve Devlet Sanal Ticarete El Attı

Salı, 29 Haziran 2010

Beklenen bir gelişme miydi bu yaşanan? Bu sorunun cevabını vermek güç ama eninde sonunda böyle bir adım atılacağı belliydi. Maliye Bakanlığı pilot bölge olarak seçtiği İzmir’de başlattığı çalışma ile öncelikle GittiGidiyor üzerinden toplu satışlar yapan kullanıcıları takibe almış durumda. Bu kullanıcıları merkeze çağırarak faturasız gerçekleşen tüm satışlar için toplam tutarda gayet yüksek cezalar kesiliyor. Konu uzun ve derin. Konu hakkındaki detaylı analiz yazımı Bloomberg Businessweek Türkiye dergisinin 27 Haziran 2010 tarihli 25. sayısında okuyabilirsiniz.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (1 kişi değerlendirmiş, ortalama: 5 üzerinden 5,00)
Loading ... Loading ...

Özgürlükçü Ülkenin Yasakçı Mahkemeleri

Pazartesi, 07 Haziran 2010

Türkiye ilginç bir ülke. Her daim özgürlük, eşitlik ve demokrasiden bahsederken maalesef hayata geçirilen uygulamalar ile bu söylemler ile örtüşmüyor. 2008 yılından bu yana devam eden youtube yasağı buna en güzel örnek. Bu güne kadar youtube erişim yasağını delmenin kolay yolları olduğu için belki de bu işin ciddiyetini fazla kavrayamamıştık ancak pek çoğumuzun önceden gördüğü bir şey artık gerçekleşiyor. Geçtiğimiz hafta içinde youtube için yasak DNS bazlı olmaktan çıkartılıp IP bazlı hale getirildi. Peki ne mi oldu? Aynı IP’leri kullanan Google servisleri ve bu servisleri kullanan siteler bir anda erişilemez hale geldi. Bu mevcut durumun bilinen yönü, bir de bilinmeyen veya öngörülmeyen yönü var…

Şu anda youtube’a farklı servisler üzerinden erişmek mümkün. DNS yerine IP bazlı engel kararı alan düşünce sistemi, bu tarz servislerin önüne geçemeyince ne yapacak? Türkiye’nin yurt dışı çıkışlarını mı kapatacak? Tüm trafik bloklanınca, insanlar e.devlet kapısı üzerinden bir form ile erişmek istedikleri siteler için izin mi çıkartacak?

Değerli dostum Atıf Ünaldı‘nın bu konuda çok yerinde bir tespiti var. Atıf; “Youtube’de bizi rahatsız eden içerik yüzünden yani negatif propaganda yüzünden aldığımız erişim yasağı kararı pozitif propaganda yapacak herkesi yasaklıyor. Bu nedenle bir süre sonra pozitif Türkçe içerik dünyanın en çok girilen video sitesinde azalacaktır. Bu da negatif içeriğin oran olarak artmasına Türkiye’nin tanıtımına zarar vermektedir.” Üstüne söyleyecek başka bir şey yok.

Bu yasakların kaynağı olarak Google’ın verdiği hizmetlerden vergi alınamaması da gösteriliyor. Bu işin çok ayrı bir yönü. Ütopik bir gerçeklikte kaçak araba satan bir firmaya kızıp otoyolları kullanıma kapatmak ile aynı mantık silsilesi içinde bir davranış. Eğer yurt dışından satın alınan bir ürün fiziksel olarak Türkiye içine girecekse öncelikle bu ürünün değerine bakılıyor. Bu değer 100 Euro ve altındaysa gümrüğe tabi olmaksızın geçişine izin veriliyor aksi takdirde gümrük vergisi tahsil ediliyor. Peki Google’ın sunduğu şekilde bu ürünler dijital ortamda sağlanıyorsa ve ortada denetlenebilecek fiziksel bir ürün yoksa ne olacak? Şüphesiz ki dijital ürünler için yurt dışına giden para Maliye bakanlığının gözünden kaçmıyor ve burada en çok göze batan Google’ın servisleri oluyor.

İki büyük tehlike görüyorum. Birincisi yurt dışı çıkışlarının, akıl almaz bir şekilde, günümüz teknolojisine ayak uyduramayan demodern yasalar tarafından kapatılmaya doğru gittiği. İkincisi ise elektronik ortamda gerçekleşen tüm yurt dışı kaynaklı para trasnferleri için ÖTV benzeri bir vergi uygulamasının hayata geçme ihtimali. Muhtemelen bunu iki şekilde yapabilirler; hiç bir ayrım yapmaksızın tüm internet kullanıcılarından “internet veri iletişim vergisi” almaya başlayıp bunu gerçekleşen veri transfesi miktarı ile ilişkilendirebilirler. Bir diğer yöntem ise yurt dışı kaynaklı tüm online kredi kartı işlemlerinden %18 vergiyi alma görevini bankalara verebilirler. Ama bu durumda gerçekleşen işlemin gümrükten geçecek bir fiziksel ürünle ilişkilendirilmesi nasıl olacak? Cevabı basit; “Siz %18 verginizi ödeyin, ürünü faturası ile gümrükten çekerken iadesini biz yaparız.”

Tüm dünyaya özgürlük dersi verirken kendi halkına akıl almaz sebepler ile İnternet’i yasaklamak açıkçası biraz değil çok ama çok ayıp oluyor. Eğer acilen bir şeyler yapılmaz ise bu işin sonu gerçekten hiç güzel olmayan bir yere doğru gidiyor.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (4 kişi değerlendirmiş, ortalama: 5 üzerinden 4,00)
Loading ... Loading ...

Gerçek hayata oyunların etkisi

Cuma, 26 Mart 2010

TED sürekli takip ettiğim ve beğendiğim bir fikir paylaşım platformu. Jane McGonigal’ın oyunları kullanarak dünyayı değiştirmek için bir fikri var. Aşağıda paylaşıyorum. Umarım en kısa sürede Türkçe altyazısına birileri katkıda bulunur.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (2 kişi değerlendirmiş, ortalama: 5 üzerinden 5,00)
Loading ... Loading ...